Journal of Aviation Research
Journal of Aviation Research (JAR), Şubat ve Ağustos aylarında olmak üzere yılda iki kez yayınlanan süreli, hakemli ve uluslararası bilimsel bir dergidir. Hızlı ve açık erişim prensibi ile yayınlanan dergimiz, havacılık alanında geniş bir yelpazede yenilikçi ve özgün çalışmaları bir araya getirmeyi amaçlamaktadır. Dergimiz, söz konusu çalışmalar aracılığıyla alan paydaşlarına doğrudan ulaşmayı, akademi ve havacılık sektörü arasında köprü kurmayı ve yeni çalışmalar için elektronik bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Bu hedef doğrultunda dergimizde nitel, nicel ve karma araştırma yöntemlerine ait kuramsal ve uygulamalı makalelere yer verilmektedir. Dergimizde Türkçe veya İngilizce dillerinde yazılmış olan ulusal ve uluslararası düzeyde çalışmalar yayınlanabilmektedir.
Dergimize ulaşmak için tıklayın.Yıl 2025 Cilt 7 Sayı 2
İnsansız Hava Araçlarına Yönelik Toplumsal Algı Çalışmalarının Bibliyometrik İncelemesi
Tarih: 30-08-2025 | Yazar(lar): Tamer Savaş, Mert Ön
Bu çalışma, insansız hava araçlarına (İHA) yönelik toplumsal algı kavramını ele alan literatürdeki araştırmaları, bibliyometrik analiz yöntemiyle incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, 2010-2025 yılları arasında yayımlanmış İngilizce yayınları kapsamakta olup, mahremiyet, endişe ve etik gibi konulara odaklanan çalışmaları içermektedir. Çalışma kapsamında, Scopus, Web of Science ve Google Scholar veri tabanlarında, önceden belirlenmiş anahtar kelimeler aracılığıyla sistematik bir literatür taraması yürütülmüştür. Literatür taraması kapsamında kullanılan veri tabanı sorguları için arama dizinleri tanımlanmış, tarama süresince geçerli olacak dışlama kriterleri belirlenmiştir. Bu süreç, PRISMA akış şeması ile görselleştirilmiştir. VOSviewer yazılımı ile gerçekleştirilen veri analizi sonucunda, anahtar kelime analizi, coğrafi dağılım ve atıf durumu gibi bulgular elde edilmiştir. Aynı zamanda elde edilen verilere göre çalışmaların yıllık büyüme hızının %33,99 olması bu alandaki araştırmaların hızla arttığını ve konuya olan ilginin giderek yükseldiğini göstermektedir. Ortalama doküman yaşının 3,78 yıl olması, literatürdeki çalışmaların büyük ölçüde güncel olduğunu ve konunun dinamik bir araştırma alanı olarak geliştiğini göstermektedir. Bu veri, İHA’lara yönelik toplumsal algı araştırmalarının hâlen evrim geçirmekte olduğunu ve bilimsel literatürde önemli bir hareketlilik içerdiğini işaret etmektedir. Bu çalışma, konunun mevcut durumunu analiz ederek literatürdeki boşlukları tespit etmekte ve gelecekteki disiplinler arası araştırmalara yön vermektedir.
Uçak Bakım Sektöründe Güncel İnsan Faktörleri Yaklaşımları: Kirli Düzinenin Kirli Onbeş’e Dönüşümü
Tarih: 30-08-2025 | Yazar(lar): Ramazan Çoban
1990’lı yılların başında uçak bakım görevlerinde insan faktörlerinden kaynaklı uçak kazaları havacılık sektöründe önemli bir gündem olmuştur. Bu kapsamda 1993 yılında Transport Kanada çalışanı Gordon Dupont ve takım arkadaşları tarafından yapılan çalışmalar sonucunda uçak bakım çalışanlarının hata yapmasına neden olan on iki insan faktörü tespit edilmiş ve bu faktörlere Kirli Düzine adı verilmiştir. Kirli Düzine modelinin ortaya çıkmasından günümüze kadar geçen uzun süreç içinde uçak bakım çalışanlarının performanslarını etkileyebilecek dünya çapında örgütsel ve teknolojik değişimler yaşanmıştır. Bu nedenle son yıllarda dünyanın önde gelen bazı uçak bakım organizasyonlarının insan faktörleri eğitiminde yeni yaklaşımlar kullandığı görülmektedir. Bu yeni yaklaşımlardan biri Hawker Pacific Aerospace firması tarafından öne sürülen Kirli On Beş modelidir. Ancak Kirli On Beş ile ilgili literatürdeki çalışmaların son derece sınırlı olduğu görülmektedir. Bu kapsamda teorik olarak yürütülen bu çalışmanın amacı, öncelikle uçak bakım sektöründe insan faktörleri kavramıyla bütünleşmiş olan Kirli Düzine modelini ele almak; sonra Kirli Düzineyi genişleten Kirli On Beş modelinin teorik yapısını detaylı olarak incelemek ve sonuç kısmında Kirli On Beş modeline eklenebilecek güncel insan faktörlerini tartışmaktır. Çalışmanın uçak bakım sektöründe insan faktörleri ile ilgili literatüre özgün bir katkı yapacağı düşünülmektedir.
Havacılık Yönetimi Bölümü Öğrencilerinin Meslek Yönelimlerine İlişkin Çoklu Uyum Analizi Çalışması
Tarih: 30-08-2025 | Yazar(lar): Yade Yavuz, Mehmet Yaşar, Mert Yorgancı, Muhterem Dörtyol
Bu çalışma, Türkiye'deki Havacılık Yönetimi bölümü öğrencilerinin bölüm tercih nedenlerini ve mezuniyet sonrası kariyer eğilimlerini anlamayı amaçlamaktadır. Araştırma, havacılık sektörünün büyümesi ve bu alandaki nitelikli iş gücüne olan talebin öğrencilerin bölüm tercihlerini ve kariyer planlamalarını nasıl etkilediğini incelemektedir. Çalışmada, Havacılık Yönetimi bölümü öğrencilerine yönelik geliştirilen bir anket aracılığıyla veri toplanmış ve elde edilen veriler Çoklu Uyum Analizi (Multiple Correspondence Analysis- MCA) yöntemiyle değerlendirilmiştir. Bu yöntem, kategorik değişkenler arasındaki ilişkileri derinlemesine analiz etme imkânı sunmaktadır. Bulgular, öğrencilerin bölüm tercihlerini etkileyen demografik, sosyo-ekonomik ve bireysel faktörlerin yanı sıra, sektörel yönelimlerinin arkasındaki temel dinamikleri ortaya koyacaktır. Araştırma sonuçlarının, havacılık sektörüne yönelik eğitim politikalarının geliştirilmesine ve öğrencilerin kariyer hedeflerine ulaşmasına katkı sağlaması beklenmektedir.
Gaz Türbinli Motorlarda Rotor Bliskleri için Yapay Zeka Tabanlı Stres Tahmini
Tarih: 30-08-2025 | Yazar(lar): Ufuk Kortağ
Gaz türbinli motorlar; havacılık, enerji üretimi ve endüstriyel uygulamalarda kritik bileşenler olup, aşırı mekanik, termal ve aerodinamik yüklere maruz kalan karmaşık döner ve sabit parçalardan oluşmaktadır. Modern gaz türbinlerinin temel bileşenlerinden biri, kanatları ve diski tek bir bütün halinde birleştiren rotor blisktir. Karmaşık geometrisi ve zorlu çalışma koşulları nedeniyle rotor blisk, güvenilirliğin, emniyetin ve optimal performansın sağlanabilmesi için doğru bir şekilde hesaplanması gereken önemli mekanik gerilmelere maruz kalmaktadır. Sonlu elemanlar analizi (SEA) gibi geleneksel yöntemler, farklı yükleme koşullarında gerilme dağılımlarını hesaplamak için yaygın şekilde kullanılmaktadır. Ancak, SEA özellikle farklı çalışma koşulları için çoklu senaryoların analizinde hesaplama açısından maliyetli olup, bu hesaplama yükü tekrarlamalı tasarım çalışmalarında ve gerçek zamanlı karar vermede bir darboğaz hâline gelebilmektedir. Bu zorluğun üstesinden gelmek amacıyla, bu çalışma rotor blisklerde farklı yükler altında gerilmeleri tahmin etmek için derin öğrenme kullanan yeni bir yaklaşım önermektedir. Bir derin sinir ağı (DSA), giriş parametreleri ile ortaya çıkan gerilme dağılımları arasındaki ilişkileri öğrenebilmek için SEA tarafından üretilmiş gerilme verileri üzerinde eğitilmiştir. Yapay zeka tabanlı model, radyal, eksenel ve teğetsel gerilme dağılımları ile maksimum-minimum gerilme sonuçları için görülmemiş yük senaryoları kullanılarak doğrulanmış ve SEA sonuçlarına kıyasla %6 ila %15 arasında maksimum sapma göstermiştir. Ayrıca, yapay zeka yaklaşımı karmaşık denklemleri çözmek yerine sonuçları tahmin ederek SEA’ya kıyasla hesaplama maliyetini 13.000 kat azaltmıştır. Yapay zeka yaklaşımı, hızlı gerilme tahminleri yapılmasını mümkün kılmakta ve gerçek zamanlı tasarım yinelemelerini ve optimizasyonu kolaylaştırmaktadır. Bu sonuçlar, mühendislik simülasyonunda yapay zekânın dönüştürücü potansiyelini vurgulamakta, daha hızlı ve daha verimli yapısal değerlendirmeleri mümkün kılmakta ve havacılık ile enerji endüstrilerinde gaz türbini bileşenlerinin optimizasyonunu ilerletmektedir.
Havacılıkta Sürdürülebilirlik: Sosyal Boyutun Önemi ve Uygulamaları
Tarih: 30-08-2025 | Yazar(lar): Gülbeniz Akduman, Gülnaz Karahan
Havacılık sektöründe sürdürülebilirlik kavramı çevresel, ekonomik ve sosyal olmak üzere üç temel boyuta sahiptir. Emisyon azaltımı, yakıt verimliliği ve maliyet etkinlik gibi konular sürdürülebilirliğin çevresel ve ekonomik boyutunu, yolcu memnuniyeti, çalışanların sağlığı ve toplumla kurulan uyumlu ilişkiler sosyal boyutu olup sektörün başarısını doğrudan etkilemektedir. Sürdürülebilirliğin sosyal boyutuna yapılan yatırımlar, müşteri memnuniyetinden çalışan verimliliğine, toplumsal marka bilinirliğinden marka itibarına kadar geniş bir yelpazede olumlu etkiler yaratarak sektörün genel sürdürülebilirlik performansını da olumlu etkilemektedir. Bu nedenle, havacılık sektöründe sosyal sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için kamu, özel sektör ve akademik çevreler arasında koordineli çalışmalar yürütülerek farkındalık artırılmalıdır. Bu bağlamda bu bildiri çalışmasının amacı, havacılık sektöründe sürdürülebilirliğin sosyal boyutunu yolcu konforu, çalışan sağlığı ve toplumla uyumlu faaliyetler çerçevesinde ulusal ve uluslararası uygulamalar ışığında incelemektir. Havacılık sektöründe faaliyet gösteren önde gelen havayolu şirketlerinin ve havalimanlarının sosyal sürdürülebilirlik kapsamındaki uygulamalarını incelemek amacıyla tasarlanan araştırmada döküman analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları gelecekte gerçekleştirilecek çalışmalara katkı sağlayacağı için önemlidir.
Öğrenci Hava Trafik Kontrolörlerinin Havacılık İngilizcesi İhtiyaçlarının İncelenmesi
Tarih: 30-08-2025 | Yazar(lar): Arif Tuncal
Çalışmanın amacı özel amaçlı ingilizce alanında geliştirilen ve eksiklikler, istekler ile gereklilikler olmak üzere üç temel boyutu vurgulayan ihtiyaç analizi modeli aracılığıyla, öğrenci hava trafik kontrolörlerinin havacılık ingilizcesi ihtiyaçlarını incelemektir. Araştırmanın katılımcı grubu Türkiye’de kurs ve üniversitelerde lisans programlarına kayıtlı 86 öğrenci hava trafik kontrolöründen oluşmaktadır. Veriler 5 dereceli Likert ölçeği kullanan yapılandırılmış bir soru formu aracılığıyla toplanmıştır. Bulgular en yüksek ortalama puanın istek boyutunda olduğunu göstermektedir (M= 3.9163). Bu durum havacılık ingilizcesi becerilerini geliştirmeye yönelik güçlü bir içsel motivasyonu işaret etmektedir. Bunu katılımcıların mesleki dil yeterliliklerini karşılama gerekliliğini fark ettiklerini ortaya koyan gereklilik boyutu izlemektedir (M= 3.6964). En düşük puanı alan eksiklik boyutu ise (M= 3.5388), algılanan dil yetersizliklerinin orta düzeyde olduğunu göstermektedir. Bu bulgular, kişisel motivasyon ile düzenleyici ve operasyonel standartlar arasında bir denge kuran eğitim programlarına duyulan ihtiyacı işaret etmektedir. Etkili bir havacılık ingilizcesi programı öğrenenlerin bireysel hedeflerini mesleğin iletişimsel gereklilikleriyle bütünleştirerek hem dil gelişimini hem de havacılık emniyetini artırmayı hedeflemelidir.